Türkiye, dünya bor rezervlerinin %73’üne sahip olmanın gururunu yaşarken, bu değerli madenin tıp dünyasında çığır açacak yeni bir özelliği bilimsel olarak kanıtlandı. Kütahya’da yaklaşık 10 yıldır titizlikle sürdürülen çalışmalar, bor mineralinin kanser hücreleri üzerindeki yok edici etkisini gün yüzüne çıkardı.

Bilimsel Verilerle Kanıtlandı: Bor Kanser Hücrelerini Hedef Alıyor
TÜBİTAK destekli araştırma kapsamında, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Doç. Dr. Fatih Kar ve ekibi, bor türevlerinin kanserli dokular üzerindeki etkilerini inceledi. Yapılan laboratuvar çalışmalarında, bor bileşiklerinin kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurduğu, buna karşın sağlıklı hücrelerin canlılığını desteklediği gözlemlendi. Bu “akıllı” etki, boru mevcut kemoterapi yöntemlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri olarak öne çıkıyor.

Hangi Kanser Türlerinde Etkili?
Araştırma ekibi, özellikle beyin kanseri hücreleri üzerinde spesifik doz aralıklarını belirlemeyi başardı. Bunun yanı sıra bor türevlerinin;
-
Akciğer kanseri,
-
Prostat kanseri,
-
Pankreas kanseri
hücreleri üzerinde de yüksek oranda yıkıcı etki gösterdiği saptandı. Elde edilen bulgular, borun sadece sanayi ve enerji alanında değil, onkoloji alanında da stratejik bir hammadde olduğunu kanıtlıyor.
Toz ve Kapsül Formunda İlaç Hazırlığı
Hücre kültürü aşamasını başarıyla tamamlayan projede, hayvan deneylerinde de sona yaklaşıldı. Bilim ekibinin bir sonraki hedefi, bu bulguları farmasötik (ilaç) bir ürüne dönüştürmek. Klinik aşamaların tamamlanmasının ardından, bor bazlı yerli kanser ilaçlarının toz ve kapsül formunda hastaların kullanımına sunulması planlanıyor.
Türkiye’nin yerli kaynaklarıyla geliştirilen bu tedavi yöntemi, tıp literatürüne yeni bir yaklaşım kazandırmaya hazırlanıyor.


