Uluslararası Göç Örgütü (IOM) bünyesindeki Kayıp Göçmenler Projesi tarafından yayımlanan son rapor, küresel göç krizinin ulaştığı trajik boyutları gün yüzüne çıkardı. 2025 yılında daha iyi bir yaşam kurma hayaliyle yola çıkan en az 7 bin 957 göçmen, menzillerine ulaşamadan hayatını kaybetti ya da kayıtlara “kayıp” olarak geçti. Bu veri, 2024 yılındaki 8 bin 541 kişilik kayıp miktarının bir miktar altında olsa da, göç yollarındaki hayati tehlikenin en üst seviyede devam ettiğini gösteriyor.

Dünyanın En Tehlikeli Rotası: Akdeniz
Küresel ölçekte en çok can kaybının yaşandığı bölge yine Akdeniz oldu. 2025 yılında sadece bu güzergahta 3 binden fazla göçmen yaşamını yitirdi. Özellikle Kuzey Afrika kıyılarından Avrupa’ya geçmeye çalışan ve kapasitesinin çok üzerinde insan taşıyan derme çatma botların batması, ölümlerin başlıca sebebini oluşturdu. Orta Akdeniz rotası, yetersiz arama kurtarma faaliyetleri nedeniyle en fazla ölümün yaşandığı bölge olarak kayıtlara geçti.

Karadaki Ölüm Koridorları: Çöller ve Ormanlar
Göçmenler için riskler sadece denizlerle sınırlı kalmadı. Kara rotalarında da büyük trajediler yaşandı:
- Afrika: Sahra Çölü’nü geçmeye çalışan göçmenler, aşırı sıcak ve susuzluk gibi zorlu doğa koşullarına yenik düştü.
- Amerika Kıtası: ABD-Meksika sınır hattı ile Panama’daki Darien Geçidi, en riskli alanlar olarak belirlendi.
- Darien Geçidi: Balta girmemiş ormanlardaki kazalar, salgın hastalıklar ve suç örgütlerinin şiddeti can kaybı istatistiklerini yükseltti.

Savunmasız Gruplar: Kadınlar ve Çocuklar
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, hayatını kaybedenler arasındaki kadın ve çocuk sayısının endişe verici seviyede olmasıdır. Kimliği tespit edilen kurbanların büyük çoğunluğunun çatışma bölgelerinden veya ekonomik çöküş yaşayan ülkelerden kaçan aileler olduğu saptandı. Birçok cenazeye ulaşılamaması ve kayıt dışı geçişlerin yoğunluğu sebebiyle, gerçek ölü sayısının resmi verilerin çok daha üzerinde olduğu tahmin ediliyor.




