Dünya futbolunun ve Türk spor camiasının yakından tanıdığı tecrübeli teknik direktör Mircea Lucescu hakkında sosyal medyada hızla yayılan “hayatını kaybetti” iddiaları, spor dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. 80 yaşındaki Rumen teknik adamın sağlık durumuyla ilgili ortaya atılan bu spekülasyonların ardından, ailesinden ve yakın çevresinden beklenen resmi açıklama geldi.

Sağlık Durumu ve Yoğun Bakım Süreci
29 Mart 2026 tarihinde Romanya Milli Takımı kampında fenalaşarak hastaneye kaldırılan Mircea Lucescu, başlangıçta durumunun stabil olduğu yönündeki haberlerle sevenlerini rahatlatmıştı. Ancak son gelen bilgilere göre, tecrübeli çalıştırıcının durumu ciddiyetini koruyor. 3 Nisan‘da taburcu edilmesi planlanırken kalp krizi geçirdiği ve yapılan kalp masajı müdahaleleriyle hayata döndürüldüğü bildirildi.

5 Nisan 2026 itibarıyla kalbindeki ritim bozukluğunun (fibrilasyon) şiddetlendiği ve uygulanan tedavilere yeterli yanıt alınamadığı gerekçesiyle Bükreş Üniversitesi Hastanesi‘nde yoğun bakıma sevk edildiği öğrenildi.

Oğlu Razvan Lucescu’dan “Ölüm” İddialarına Yanıt
Sosyal medyada yayılan asılsız “ölüm” haberleri üzerine bir açıklama yapan oğlu Razvan Lucescu, babasının hayatta olduğunu ve doktorların gözetiminde mücadelesine devam ettiğini belirtti. Bu tür doğrulanmamış bilgilerin aile üzerinde yarattığı yıkıcı etkiye dikkat çeken Razvan Lucescu, sadece resmi kurumlar ve aile tarafından yapılacak açıklamalara itibar edilmesini istedi.

Romanya Milli Takımı ile Yollar Ayrıldı
Yaşanan sağlık sorunları ve 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off yarı finalinde Türkiye’ye 1-0 kaybedilmesinin ardından, Romanya Futbol Federasyonu (FRF) 2 Nisan 2026 tarihinde Mircea Lucescu ile yolların ayrıldığını resmen duyurmuştu. Federasyon başkanı Răzvan Burleanu, Lucescu’nun çok güçlü bir karakter olduğunu ve bu zorlu süreci atlatacağına inandıklarını ifade etti.
Mircea Lucescu, hastaneye ilk kaldırıldığı süreçte yaptığı açıklamada, Türkiye maçındaki stres ve sinirin kendisini kötü hissetmesine neden olduğunu belirtmiş, ancak kalp krizi iddialarını o dönem reddederek sadece ritim bozukluğu yaşadığını söylemişti.


