Çocukluktan Gelen Tutku
-
Emine Uysal’ın el becerilerine olan yatkınlığı ilkokul yıllarına dayanıyor. Arkadaşları oyun oynarken o, sıralarda kanaviçe ve sargı işleyerek yeteneğini geliştirdi.
-
İş hayatına İstanbul’daki tekstil fabrikalarında çekirdekten yetişerek başladı ve mesleğin tüm inceliklerini öğrendi.
-
Kendi birikimiyle (on yumak dantel örerek) aldığı ilk dikiş makinesi, onun en büyük mutluluk kaynağı ve girişimcilik yolundaki ilk adımı oldu.

Zorluklara Karşı Azim ve KOSGEB Desteği
-
İşini büyütmek için KOSGEB’e başvurduğunda eşinin “böyle bir şey olamaz, boşuna gidiyorsun” şeklindeki alaycı tavrıyla karşılaştı.
-
Vazgeçmeyen Uysal, devlet desteği sayesinde işini kurdu. Zamanla makine sayısını artırarak kendi çeyiz mağazasını açtı.
-
Elde ettiği kazançla çocuklarını okuttu, ev ekonomisine katkı sağladı ve ayakları üzerinde duran güçlü bir kadın figürü haline geldi.

Unutulmaya Yüz Tutmuş Sanatı Geleceğe Taşıyor
-
Uysal, köylerden topladığı eski el işlerini titizlikle kesip temizleyerek modern tasarımlara dönüştürüyor.
-
“İğneyle kuyu kazmak” olarak tanımladığı bu mesleğin, yeni nesil tarafından pek tercih edilmediğini ve tarihe karışmak üzere olduğunu belirtiyor.
-
Geleneksel desenleri günümüzün salon masalarına ve modern çeyizlerine uygun hale getirerek kültürel mirası yaşatıyor.

Kadınlara Çağrı: “İsteyince Yaparsınız”
-
Kendi sürecini “Küçük bir dükkandan büyük bir mağazaya, oradan ikinci bir işletmeye” şeklinde özetleyen Uysal, tüm kadınlara örnek olmak istiyor.
-
“Yapamam” diyen hemcinslerine, insanın gerçekten istediğinde ve azmettiğinde her şeyi başarabileceği mesajını veriyor.


