Gaziantep’te Kızılay Göç Merkezi’nde usta öğretici olarak görev yapan Filiz Özçelik ve 9 meslektaşı, 6 Şubat depremlerinin yarattığı yıkımın ardından örnek bir dayanışma hikayesine imza attı. Deprem sonrası bölgedeki temel ihtiyaçları karşılamak için gönüllü olarak tekstil üretimine başlayan ekip, bu süreci kalıcı hale getirmek amacıyla “Ninemin Sandığı Kadın Kooperatifi”ni kurdu.

Depremle Başlayan Dayanışma Seferberliği
Kooperatifin kurucusu Filiz Özçelik, sürecin nasıl başladığını şu sözlerle özetliyor: “Depremde yardığım ettiğimiz insanlar çok zor durumdalardı. Konteynerlerde yaşayanların havlu, nevresim, kıyafet gibi pek çok ihtiyacı vardı. 50-60 kursiyerimizle sahaya inip haftalarca hiçbir kar gözetmeksizin üretim yaptık.” Bu ekip ruhu, deprem sonrasında kadınların bir araya gelerek ekonomik bir güç oluşturma fikrini doğurdu.
İsmi Bir Başarı Hikayesinden Geliyor
Kooperatifin “Ninemin Sandığı” olan ismi, tesadüfen değil, kazanılan bir başarıdan geliyor. Ekip, bir arkadaşınızın ninesinden kalan 50 yıllık bir masa örtüsünü modernize ederek bir kıyafet tasarladı. Bu tasarımın Ankara’daki bir yarışmada derece alması, kooperatifin marka ismini belirlemiş oldu.
Üretimden İhracata: 63 Kursiyer ve 21 Tedarikçi
Şu anda 9 ortaklı bir yapıyla yoluna devam eden kooperatif bünyesinde;
-
Çini ve Sedef İşlemeciliği
-
Biçki Dikiş ve Nakış
-
Oyuncak Bebek Üretimi
gibi alanlarda 63 kursiyer eğitim alıyor. Kursiyerler, bir yıllık eğitim sürecinden sonra uzmanlaşarak kendi ürünlerini satmaya başlıyor. Üretilen el emeği ürünler sadece Türkiye içerisinde değil, yurt dışı pazarlarında da alıcı buluyor.
“Aile Bütçesine Katkı Sağlıyoruz”
Kooperatif sayesinde hem sosyalleşen hem de kazanç elde eden kadınlar durumdan oldukça memnun. Kursiyerlerden Zeliha Özkan, yoldan geçerken gördüğü kooperatif sayesinde hayatının değiştiğini belirterek, “Burada kendimizi geliştirdik. Kazandığım para ile aile bütçesine katkı sunuyorum,” diyor. Bir diğer kursiyer Deniz Uçer’in oğlu Muhammed Beytullah Uçer ise annesi üretim yaparken yanında ders çalıştığını ve annesinin başarısından mutluluk duyduğunu ifade ediyor.
“Ninemin Sandığı”, sadece bir üretim merkezi değil, aynı zamanda zor zamanlarda kurulan bir kardeşlik ve kalkınma modeli olarak Gaziantep’te umut olmaya devam ediyor.


