1. Haberler
  2. GÜNDEM
  3. Gülistan Doku Dosyasında Kritik Eşik: Tuncay Sonel’e 78 Soruluk Sorgu

Gülistan Doku Dosyasında Kritik Eşik: Tuncay Sonel’e 78 Soruluk Sorgu

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e 78 sorudan oluşan kapsamlı bir sorgu yöneltildi.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan sorguda, Tuncay Sonel’e Gülistan Doku dosyasının en kritik başlıkları tek tek yöneltildi. İfade tutanağına yansıyan sorular; usulsüz şekilde incelemeye gönderilen sim karttan, silindiği öne sürülen kamera ve hastane kayıtlarına, oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkındaki ağır iddialardan, koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun rolüne kadar dosyanın en karanlık noktalarını yeniden gündeme taşıdı. Sonel ise suçlamaların tamamını “iftira”, “kurgu” ve “itibar suikastı” olarak niteledi.

Dosyanın Kalbine Giden 78 Soru

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda alınan sorguda, savcılık Gülistan Doku dosyasında yıllardır kamuoyunun tartıştığı bütün kritik başlıkları doğrudan masaya koydu. Sorgu; dönemin vali çevresindeki isimlerden koruma polislerine, belediye bağlantılarından emniyet ilişkilerine, dijital delillerden baz kayıtlarına kadar geniş bir çerçevede yürütüldü.

Tutanağa göre Sonel’e; Gülistan Doku’nun kaybolduğu süreçte ailesi, yakın çevresi, oğlu Mustafa Türkay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, Gökhan Ertok, Erdoğan Elaldı, Ferhat Güven, Celal Altaş, Songül Acar ve dosyada adı geçen birçok kişiyle ilgili ayrıntılı sorular soruldu. Soruların sertliği ve kapsamı, soruşturmanın artık yalnızca kayıp vakası boyutunda değil, delil karartma ve örtbas şüphesi ekseninde de derinleştirildiğini ortaya koydu.

Sim Kart Skandalı: “Ben Gönderttim” Dedi

Sorgunun en çarpıcı başlıklarından biri, Gülistan Doku’ya ait sim kartın resmi soruşturma makamları yerine Ankara’daki Gökhan Ertok’a gönderilmesi oldu. Tuncay Sonel, sim kartı Şükrü Eroğlu aracılığıyla Gökhan Ertok’a gönderdiğini açık açık kabul etti. Gerekçesi ise “kayıp kıza ulaşmak”, “son sinyali tespit etmek” ve “bir an önce sonuç almak” oldu.

Ancak savcılığın soruları burada daha da sertleşti. Soruşturma makamı, bir valinin adli olayda doğrudan delil niteliği taşıyabilecek bir materyali resmi prosedür dışında inceletmesinin nedenini sorguladı. Sonel ise bunu “insani refleks” ile açıkladı. Buna rağmen, sim kartın neden savcılığa ya da emniyet siber birimlerine teslim edilmediği sorusu dosyanın en kritik düğümlerinden biri olarak kaldı.

Otobüsle Gönderilen Delil Konusu

Sim kartın resmi kargo ya da adli teslim zinciri yerine otobüs firmasıyla Ankara’ya gönderildiği iddiası da sorguda yer aldı. Savcılık, böylesine kritik bir materyalin neden kayıt dışı izlenimi veren bir yöntemle sevk edildiğini sordu. Sonel, bu kısmı bilmediğini söyledi; dönüş süreciyle ilgili de bilgisi olmadığını savundu. Savcılık, delilin korunması ve taşınması hususunda resmi kayıt zincirinin neden kurulmadığı sorularına yanıt alamadı.

“Kara Kutu” Tartışması: Şükrü Eroğlu Mercek Altında

Sorgu boyunca en fazla dikkat çeken isimlerden biri, dönemin koruma polisi Şükrü Eroğlu oldu. İfadelerde Eroğlu için “valinin kara kutusu” nitelemesi gündeme getirildi. Sonel’e, Eroğlu’nun yalnızca koruma polisi değil, çok daha yakın ve kritik bir halkayı temsil edip etmediği soruldu.

Tuncay Sonel bu nitelemeyi reddederek ilişkinin yalnızca görev çerçevesinde olduğunu savundu. Ancak sorgudaki soru seti; Şükrü Eroğlu’nun sim kartın gönderilmesinden konum bilgisinin aktarılmasına, nakit para akışından özel işlerin takibine kadar birçok kritik alanda adının geçtiğini gösterdi.

Para Trafiği ve Kamu Bütçesi Sorusu

Savcılığın dikkat çektiği bir diğer başlık, Gökhan Ertok’a yapılan para transferleri oldu. MASAK hareketlerine göre Şükrü Eroğlu üzerinden parça parça gönderilen para gönderimlerinin tespit edildiği hatırlatıldı. Sonel, bu ödemeleri “harçlık” ve “yardım” diyerek açıkladı. Soruşturma makamı, resmi bir kamu işi için neden şahsi hesaptan para aktarıldığını ve neden resmi bütçe kullanılmadığını sorguladı.

Kamera Kayıtları ve Hard Disk Şüphesi

Gülistan Doku dosyasında tartışılan güvenlik kamera kayıtları da sorgunun merkezindeydi. Savcılık, K noktalarındaki kameraların neden değiştirildiği ve neden resmi kayıtlarda arıza görünmemesine rağmen değişim yapıldığı iddialarını sordu.

Daha da dikkat çekici olanı, Ulusal Kriminal Büro incelemesinde köprüyü gören kameranın aktif olduğunun anlaşılmasına rağmen, emniyetin tersi yönde tutanak düzenlemiş olmasıydı. Savcılık açık biçimde “kayıtlar neden silindi, talimatı kim verdi?” diye sordu. Sonel bu suçlamayı reddetti.

Silinen Hastane Kayıtları İddiası

Sorgudaki en vahim başlıklardan biri de Gülistan Doku’ya ait olduğu belirtilen 31 Aralık 2019 tarihli hastane giriş kaydı oldu. POLNET sorgusunda görülen bu kaydın, hastane veri tabanında bulunmaması ve bir teknik firmanın “profesyonelce ve kasten silinmiş olabilir” değerlendirmesi yapması savcılık sorularında yer aldı. Sonel, bu konuda bir bilgisi ya da talimatı olmadığını savundu.

Oğul Mustafa Türkay Sonel Hakkındaki İddialar

Sorgunun en sarsıcı kısmını, Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel hakkındaki iddialar oluşturdu. Savcılık; Gülistan Doku ile ilişkisi olduğu, hamilelik iddiası bulunduğu, olay günü bölgede olduğu, silah taşıdığı ve bazı tanıklara göre “birini vurdum” dediği yönündeki beyanları sordu.

Tuncay Sonel bu iddiaların tamamını reddetti. Oğlundan şüphe duymadığını, aleyhindeki anlatımların kurgu olduğunu belirtti. Ancak savcılık bu iddiaları tanık ve gizli tanık beyanlarıyla dosyaya girmiş unsurlar olarak sordu. Savunma sırasında Sonel, oğlunun “karıncayı dahi incitmeyecek” biri olduğunu vurguladı.

Ceset Teşhisi ve Yetki Tartışması

Şükrü Eroğlu’nun beyanı hatırlatılarak, Sonel’e bir kadın cesedi bulunduğunda olay yerine gidip bakarak “Gülistan değil” dediği iddiası soruldu. Sonel, olay yerine helikopterle gittiklerini ve genel kanaatin bu yönde olduğunu anlattı.

Ayrıca savcılık, Gülistan Doku’nun kaybolmasının ardından olayın sürekli intihar ekseninde tutulduğu yönündeki iddiaları sordu. Uzman ekiplerin “barajda değildir” değerlendirmesine rağmen aramaların neden o bölgede uzatıldığı sorgulandı.

Gizli Tanık “Şubat” ve Araç Temizliği İddiası

Gizli tanık “Şubat”ın anlatımları üzerinden, Gülistan Doku’nun cesedinin valiliğe ait araçla taşınarak Pertek-Koçpınar hattında gömüldüğü iddiası doğrudan soruldu. Sonel bu anlatımı “alçakça iftira” olarak niteledi.

Ek olarak, 06 SNL 10 plakalı siyah BMW aracın Elazığ’daki bir yıkama merkezinde delil yok etme amacıyla detaylı temizliğe sokulduğu iddiası gündeme geldi. Sonel, normal yıkama yapılmış olabileceğini belirterek iddiayı reddetti.

Savunma: “Görev Suçu ve Yetki”

İfade sonunda Sonel’in avukatı, atfedilen fiillerin valilik görevi kapsamında olduğunu, bu nedenle yetkinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nda olması gerektiğini ileri sürdü. Ayrıca sim kartın sonradan çıkarılmış bir kart olduğu vurgulanarak delil karartma iddialarının hukuki değeri tartışmaya açıldı.

Erzurum’daki bu sorgu, dosyanın seyrini değiştirecek nitelikte görülüyor. Önümüzdeki süreçte; sim kart zinciri, kamera hard diskleri, hastane kayıtları ve para hareketleriyle ilgili teknik incelemelerin dosyanın kaderini belirlemesi bekleniyor.

Gülistan Doku Dosyasında Kritik Eşik: Tuncay Sonel’e 78 Soruluk Sorgu
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Faynet ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.