Denizli’de yaşayan 49 yıllık avukat Enver Derin, meslek hayatı boyunca biriktirdiği objelerle adeta zamana meydan okuyor. Yarım asra yaklaşan hukuk kariyerinin yanına sığdırdığı antika tutkusu, onu sadece bir avukat değil, aynı zamanda geçmişin izlerini süren bir koleksiyoner haline getirdi.
Enver Derin, çocukluk yıllarında başlayan eski eşyalara olan ilgisini, avukatlık mesleğine başladıktan sonra profesyonel bir uğraşa dönüştürdü. Koleksiyonunda Osmanlı döneminden kalma eserlerden, Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait belgelere; eski saatlerden, radyolara ve gramofonlara kadar geniş bir yelpazede eser bulunuyor. Derin’in koleksiyonundaki en dikkat çekici parçalar ise mesleğiyle özdeşleşen eski daktilolar ve hukuk kitapları.
Koleksiyonun Öne Çıkan Detayları:
-
Enver Derin, eline geçen her bir parçanın bir hikayesi olduğunu ve bu hikayeleri yaşatmanın kendisi için bir borç olduğunu ifade ediyor.
-
Koleksiyonunda yer alan parçaların birçoğunu mezatlardan, eskicilerden ve yurt dışı gezilerinden temin eden Derin, antika parçaların bakımlarını da büyük bir titizlikle kendisi yapıyor.
-
Özellikle 100 yılı devirmiş köstekli saatler ve duvar saatleri, koleksiyonun en değerli parçaları arasında gösteriliyor.
-
Derin, bu tutkusunun kendisini stresten uzaklaştırdığını ve hukuk bürosunu adeta küçük bir müzeye çevirdiğini belirtiyor.
Müvekkillerinin ofisine geldiğinde şaşkınlıklarını gizleyemediklerini vurgulayan Enver Derin, antika merakının sadece bir hobi değil, bir yaşam biçimi olduğunu dile getiriyor. Derin’in en büyük arzusu ise bu değerli koleksiyonun gelecek nesillere aktarılması ve geçmişin kültürel mirasının korunması.


